
Kısaca: Yeme bozukluklarında yeme davranışı, beden algısı ve duygular iç içe geçer. Terapi bilişsel davranışçı çalışmayla ve hekim iş birliğiyle ilerler.
Yeme bozuklukları, yemekle ve bedenle kurulan ilişkinin kişiyi ciddi biçimde zorladığı, çoğu zaman duygularla iç içe geçmiş durumlardır. Anoreksiya, bulimiya ve tıkanırcasına yeme bu alanın bilinen başlıklarıdır. Terapi, yalnızca yeme davranışına değil, onun arkasındaki düşünce, duygu ve ilişkilere de bakar.
Yeme bozukluğu nedir?
Yeme bozukluğu, “iradesizlik” ya da “bir şeyi abartmak” değildir. Yemeye, bedene ve kontrol hissine dair düşüncelerin kişiyi esir aldığı, sağlığı ve günlük hayatı etkileyen bir sorundur. Üç başlık sıkça anılır.
- Anoreksiya (anoreksiya nervoza): Yemeye ve bedene dair yoğun bir kaygı, yemeyi sınırlama ve beden algısında bozulma.
- Bulimiya: Kontrolsüz yeme anlarının ardından gelen yoğun suçluluk ve bu duyguyu hafifletmeye çalışan davranışlar.
- Tıkanırcasına yeme: Kontrolü kaybettiğini hissederek yeme ve ardından utanç yaşama.
Bu sayfa tanı koymaz. Bu belirtiler sizde ya da yakınınızda varsa, bir ruh sağlığı profesyoneli ve hekim tarafından değerlendirilmelidir. Ayrıntılı tanımlar için DSM-5-TR (Amerikan Psikiyatri Birliği) ve ICD-11 (Dünya Sağlık Örgütü) gibi kaynaklara başvurulur.
Yeme, duygu ve beden algısı arasındaki ilişki
Yeme bozukluklarında yeme davranışı çoğu zaman bir iletişim biçimidir. Kişi bazen duygularıyla baş etmek, bazen kontrol hissini korumak, bazen de kendine yönelik sert yargılarla başa çıkmak için yemekle ilgili davranışlara yönelir. Beden algısı da bu tabloda belirleyicidir: kişi aynada gördüğü ile gerçeğin birbirinden farklı olduğunu hissedebilir, kendi değerini bedenine göre ölçebilir.
Bu yüzden terapi, yemeyi tek başına hedef almaz. Duyguları fark etme ve ifade etme, kendine yönelik düşünceleri yumuşatma, beden ile daha dengeli bir ilişki kurma terapinin konuları arasındadır. Bu alanda ilişkiler ve özsaygı sıklıkla önemli rol oynar; bunlar yetişkin bireysel terapi kapsamında da ele alınabilir.
Çok disiplinli yaklaşım neden önemli?
Yeme bozuklukları bedeni de etkileyebilir. Bu nedenle terapi tek başına yürütülen bir çalışma olmayabilir. Gerektiğinde şu profesyonellerle iş birliği yapılır:
- Hekim: Beden sağlığını değerlendirir ve takip eder. Tıbbi risk varsa önce hekim değerlendirmesi gerekir.
- Diyetisyen: Beslenme düzeni konusunda destek verir. Beslenme planı diyetisyenin alanıdır, psikolog diyet planlamaz.
- Psikiyatrist: Gerekirse ilaç değerlendirmesi yapar. İlaç kararı psikiyatristindir.
Biz bu çerçevede psikolojik çalışmayı yürütür, ihtiyaç doğduğunda sizi uygun profesyonele yönlendiririz. Bu iş birliği, çalışmanın güvenli ilerlemesi için önemlidir.
Yeme bozukluklarına neler eşlik edebilir?
Yeme bozuklukları çoğu zaman tek başına görülmez. Kaygı, depresif ruh hali, mükemmeliyetçilik, düşük özsaygı, ilişkilerde zorlanma ve geçmişte yaşanmış zorlayıcı olaylar tabloya eşlik edebilir. Bu nedenle çalışma yalnızca yemeye odaklanmaz; kişinin genel ruhsal durumuna ve yaşam bağlamına bakılır. Kaygı belirgin biçimde öne çıkıyorsa anksiyete ve panik bozukluğu sayfasındaki çerçeve, ruh hali düşüklüğü varsa depresyon ve duygudurum bozuklukları sayfasındaki çerçeve çalışmaya katkı verir.
Birçok kişi yeme davranışını gizler ve bundan utanç duyar. Bu utanç, yardım aramayı geciktiren başlıca etkenlerden biridir. Terapide ilk hedeflerden biri, bu utancı yumuşatmak ve kişinin yargılanmadan konuşabileceği bir alan oluşturmaktır. Konuşmak, tek başına sorunu çözmez; fakat çözümün ilk koşuludur.
Yanlış bilinenler
“Yeme bozukluğu bir iradesizlik sorunudur.” Hayır. Yeme bozuklukları, düşünce, duygu, beden algısı ve çevresel etkenlerin birleştiği ciddi sağlık sorunlarıdır. Kişiye “kendini topla” demek yardımcı olmaz.
“Yalnızca genç kızlarda görülür.” Hayır. Yeme bozuklukları her yaştan ve cinsiyetten kişide görülebilir.
“Kilosu normal görünüyorsa sorun yoktur.” Hayır. Bir kişinin dışarıdan görünüşü, yaşadığı sıkıntının derecesini göstermez. Yemekle ilgili düşünceler ve davranışlar kişiyi zorluyorsa, destek almak için görünür bir işaret beklemek gerekmez.
“Terapi, kişiyi yemeye zorlar.” Hayır. Terapi, kişiyi zorlama alanı değildir. Çalışma kişinin güvenle ilerlemesine ve kendi ritmine saygı gösterir.
Ergenler ve aileler
Yeme bozuklukları sıklıkla ergenlik döneminde başlar. Bu dönemde beden değişir, akran ilişkileri önem kazanır ve kimlik arayışı güçlenir. Ergende fark edilen yeme davranışındaki değişiklikler (yemekten kaçınma, yemek sonrası sık tuvalete gitme, bedene dair sürekli şikâyet, sosyal ortamlardan çekilme gibi) bir ruh sağlığı profesyonelinin değerlendirmesi için bir işaret olabilir.
Ailenin tutumu çalışmada önemli bir yer tutar. Suçlamak, baskı kurmak ya da yemek üzerinden mücadele etmek çoğunlukla işe yaramaz. Aileler, ergenin yanında nasıl durabileceklerini, neleri konuşup neleri konuşmayacaklarını çalışmada öğrenir. Bu çalışma çocuk ve ergen terapisi ve aile terapisi çerçevesinde birlikte düşünülür. Ergenlerde ruh hali değişikliği de eşlik edebilir; bu konuda ergenlik dönemi depresyonu ve ebeveyn tutumu yazısı yol gösterebilir.
Terapide nasıl çalışılır?
İlk görüşmede yeme ve beden konusundaki düşünceleriniz, günlük hayatınıza etkisi ve beklentileriniz konuşulur. Ardından kişiye özel bir plan kurulur. Görüşmelerde yargılanmazsınız; ayrıntıların hangisini ne zaman paylaşacağınıza siz karar verirsiniz. Konuşulanlar gizli kalır.
Çalışmada bilişsel davranışçı bir çerçeve kullanılır. Kişi, yeme ve bedenle ilgili düşüncelerinin duygularını ve davranışlarını nasıl etkilediğini fark eder, bu düşünceleri farklı bir bakışla gözden geçirir ve yeni baş etme yolları dener. Duygu düzenleme becerileri de çalışmanın parçasıdır. Bu yaklaşımın genel anlatımı için bilişsel davranışçı terapi yazısına bakabilirsiniz.
Bu çalışmada tetikleyici olabilecek ayrıntılara girilmez; kilo, kalori ya da yöntem üzerine konuşmalar çalışmanın merkezinde yer almaz. Odak, kişinin kendisiyle ve bedeniyle kurduğu ilişkidir.
Yakınlar için notlar
Bir yakınında yeme sorunundan şüphelenen kişi için en zor kısım çoğu zaman konuyu nasıl açacağını bilmemektir. Birkaç genel ilke yardımcı olabilir: gözlemlerinizi suçlamadan ve sakin bir ortamda paylaşmak, yemek ve görünüş üzerine yorumlardan kaçınmak, “sadece yesen yeter” gibi çözümlerden uzak durmak, kişinin yalnız olmadığını hissettirmek ve profesyonel destek konusunda ısrarcı ama saygılı olmak. Yakınlar da kendi duygularıyla baş etmek için destek alabilir.
Ne zaman psikiyatrist ya da hekim gerekir?
Belirgin fiziksel zayıflık, baygınlık hissi, kalp çarpıntısı, ciddi halsizlik, uzun süren yemekten kaçınma ya da kontrolsüz yeme sonrası bedene zarar veren davranışlar varsa, öncelikle hekim değerlendirmesi gerekir. Yoğun umutsuzluk ya da kendine zarar düşünceleri varsa terapiye ek olarak bir psikiyatristin değerlendirmesi gerekir ve bu durumda gecikmeden bir ruh sağlığı profesyoneline başvurmak önemlidir. İlaç kararı psikiyatristindir; psikolog ilaç yazmaz, ilaç bırakma ya da değiştirme önerisinde bulunmaz.
Yüz yüze ve online
Görüşmeler Beşiktaş/Gayrettepe’de yüz yüze ya da online yapılabilir. Online çalışma psikolojik süreç için uygundur; tıbbi takip ise hekimle yüz yüze yürütülmelidir. Ayrıntılar için online terapi sayfasına bakabilirsiniz. Psikolog Özlem Efe’nin eğitimi ve deneyimi hakkında bilgiyi hakkımda sayfasında bulabilirsiniz.
Başlamak için
Siz ya da yakınınız için destek düşünüyorsanız randevu alın. İlk görüşme, kararı hemen vermeniz gereken bir görüşme değildir; durumu birlikte anlamak ve size uygun yapıyı netleştirmek içindir.
Uygunluk
Kimler için uygun?
Uygun olduğu durumlar
- Yemekle ilgili düşüncelerin günün büyük kısmını kapladığı durumlar
- Yeme üzerindeki kontrolün kaybedildiği ve ardından yoğun suçluluk ve utanç yaşanan durumlar
- Bedene ya da görünüme dair sürekli ve sıkıntı veren düşünceler
- Yeme alışkanlıkları nedeniyle ilişkilerde, okulda ya da işte zorlanma
- Çocuğunun ya da ergenin yeme davranışında kaygı verici değişiklikler fark eden aileler
Farklı veya ek destek gerektirebilen durumlar
- Tıbbi riski olan durumlarda (belirgin fiziksel zayıflık, baygınlık, kalp çarpıntısı gibi) önce hekim değerlendirmesi gerekir
- Beslenme planı ve diyet düzenlemesi diyetisyenin alanıdır, psikolog diyet planlamaz
- İlaç kararı psikiyatristindir; psikolog ilaç yazmaz
- Kendine zarar düşünceleri varsa terapiye ek olarak eşzamanlı psikiyatrik değerlendirme gerekir
Yeme Bozuklukları: yüz yüze ve online
Ofisimiz Beşiktaş Gayrettepe'dedir. Beşiktaş, Şişli, Mecidiyeköy ve çevresindeki danışanlarla yüz yüze, başka bölgelerde veya yurt dışında bulunanlarla online görüşebiliriz.
- Beşiktaş Psikolog
- Şişli Psikolog
- Mecidiyeköy Psikolog
- Gayrettepe Psikolog
- Levent Psikolog
- Etiler Psikolog
- Nişantaşı Psikolog
- Kağıthane Psikolog
- Sarıyer Psikolog
- Online Terapi

